<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <title>DSpace Community: Associate Professor, DS in History, Head of Department</title>
  <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/20.500.12323/7133" />
  <subtitle>Associate Professor, DS in History, Head of Department</subtitle>
  <id>http://hdl.handle.net/20.500.12323/7133</id>
  <updated>2026-04-04T03:30:40Z</updated>
  <dc:date>2026-04-04T03:30:40Z</dc:date>
  <entry>
    <title>I. Dünya Savaşı’nda Nargin’de Osmanlı Esirleri. Azerbaycan Türklerinin Esirlere Yardımları</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/20.500.12323/8285" />
    <author>
      <name />
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/20.500.12323/8285</id>
    <updated>2026-03-13T10:36:52Z</updated>
    <published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: I. Dünya Savaşı’nda Nargin’de Osmanlı Esirleri. Azerbaycan Türklerinin Esirlere Yardımları
Abstract: Nargin Adası olmak üzere çeşitli esir kamplarında esaret hayatı yaşayan Osmanlı askerlerinin hazin öyküsünü arşiv belgeleri, dönemin basını ve tanıklıkların ışığında gözler önüne sermektedir. Nargin, o dönemin kaynaklarında “ölüm adası” olarak anılmış; açlık, hastalık, sefalet ve çaresizlik içinde kıvranan yüzlerce Osmanlı esirinin hayatta kalma mücadelesine sahne olmuştur. Ancak bu karanlık tablo içinde Türk milletinin en köklü değerlerinden biri olan kardeşlik duygusu, Azerbaycan Türkleri ve diğer Türk halklarının yardımlarıyla bir umut ışığına dönüşmüştür.&#xD;
Azerbaycanlı kardeşlerimizin ve ﻿Rusya coğrafyasının farklı bölgelerinde yaşayan Türk halklarının seferber olarak gösterdiği fedakârlık, yalnızca insani bir yardım değildir. Bu yardımlar, milletimizin yüzyıllardır süregelen kardeşlik hukukunun en müşahhas örneği, ortak vicdanımızın tarihî bir tezahürüdür. Toplanan bağışlar, gönderilen ilaçlar, yiyecekler ve giysiler, Osmanlı esirlerinin yaşamını kurtarmış; aynı zamanda Türk dünyasının coğrafi sınırların ötesinde ruhen tek bir millet olduğunun kanıtını ortaya koymuştur.                                                                                                                                                                                           Türk milletinin en büyük gücü tarih boyunca zor zamanlarda gösterdiği birlik olmuştur. Bu eserde kayıt altına alınan fedakârlıklar, acılar ve yardımlaşma örnekleri, Türk dünyasının ortak hafızasında yer eden kardeşlik duygusunun canlı bir belgesi niteliğindedir. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında yükselen iş birliği ve dayanışma ruhu, işte bu tarihî hafızanın devamı olarak karşımızdadır.&#xD;
Dolayısıyla bu kitap yalnızca bir arşiv çalışması değil; Türk milletinin yüce vicdanının, kardeşlik duygularının ve dayanışma ruhunun belgesidir. Hem akademik dünyaya hem de geniş okur kitlesine hitap eden eser, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurmakta, milletimizin ortak değerlerini yeni nesillere aktarmada önemli bir görev üstlenmektedir.</summary>
    <dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Parçalanma projelerine karşı “Türk Aklı”</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/20.500.12323/8237" />
    <author>
      <name>Nusretoğlu, Telman</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/20.500.12323/8237</id>
    <updated>2026-01-27T05:28:32Z</updated>
    <published>2026-01-17T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Parçalanma projelerine karşı “Türk Aklı”
Authors: Nusretoğlu, Telman
Abstract: İran için en rasyonel stratejik açılım, Türkiye-Azerbaycan merkezli bir bölgesel denge arayışı, iç demografik durumuna da uygun bir Türk dünyası yakınlaşması ve dönüşüm süreci olabilir. Tahran, iş birliğini öncelemek, mezhepçi refleksleri terk etmek ve böylece bölgesel yalnızlıktan kurtulmak zorundadır.</summary>
    <dc:date>2026-01-17T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Yeni dünya düzeninin kaçınılmazlığı ve Türk dünyası</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/20.500.12323/8224" />
    <author>
      <name>Nusretoğlu, Telman</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/20.500.12323/8224</id>
    <updated>2026-01-07T08:27:51Z</updated>
    <published>2026-01-03T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Yeni dünya düzeninin kaçınılmazlığı ve Türk dünyası
Authors: Nusretoğlu, Telman</summary>
    <dc:date>2026-01-03T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
  <entry>
    <title>Nomadic Culture In Azerbaijan: The Case Of National Yaylak Festivals</title>
    <link rel="alternate" href="http://hdl.handle.net/20.500.12323/8219" />
    <author>
      <name>Nusretoglu, Telman</name>
    </author>
    <id>http://hdl.handle.net/20.500.12323/8219</id>
    <updated>2025-12-29T10:55:31Z</updated>
    <published>2025-01-01T00:00:00Z</published>
    <summary type="text">Title: Nomadic Culture In Azerbaijan: The Case Of National Yaylak Festivals
Authors: Nusretoglu, Telman
Abstract: This study explores the historical development and contemporary manifestations of nomadic culture in Azerbaijan. Drawing on archaeological evidence, it demonstrates that the nomadic lifestyle—organized around the yaylak-kishlak (summer-winter pasture) system—has played a pivotal role in shaping both the economic and sociocultural fabric of the region. Practices such as horse breeding, sheep herding, and metalworking have constituted the material foundations of Turkic identity. This way of life promoted communal solidarity, facilitated political organization, and ensured cultural continuity among nomadic groups. The article emphasizes the multifaceted role of nomadic communities—not only in modes of subsistence but also in the formation of early state structures, the development of oral traditions, and the evolution of the Azerbaijani Turkic language. Despite systemic repression during the Tsarist and Soviet eras, nomadic culture endured and has, since independence, become a powerful reference in the reconstruction of national identity. Furthermore, the study examines the National Yaylak Festival as a contemporary cultural platform that revives and reinterprets nomadic heritage. The festival plays a vital role in preserving traditional crafts, promoting national sports, and encouraging ecotourism, thereby rendering historical legacy visible within modern contexts. The nomadic philosophy of living in harmony with nature resonates with contemporary discourses on sustainability and environmental consciousness, while also reaffirming collective identity, a sense of belonging, and social cohesion.</summary>
    <dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </entry>
</feed>

